Aldous Huxley-Cesur Yeni Dünya

“O wonder!
How many goodly creatures are there here!
How beauteous mankind is! O brave new world
That has such people in’t!”

William Shakespeare’in efsanevi yapıtı “The Tempest” (Fırtına)ta Miranda isimli karakterin konuşmasından bir kesitle başlamak istedim bu yazıma. Kitabı okuduğunuzda fark edeceğiniz üzere William Shakespeare’in adından oldukça söz ediliyor fakat bu dizeler Aldous Huxley’e öylesine ilham vermiş ki 1931’de yazdığı ve 1932’de yayınlanan ilk distopik romanının adını bu dizelerden seçmiş. Can Yücel tarafından yapılan çevirisi de şu şekilde:

“Bu kadar bunca yakışıklı varlık varıp gelmiş buraya
Ne güzel şeymiş meğer insanlık
Böyle dünyalıları olan
Yaşasın bu yaman, bu cesur yeni dünya.”

     Aldous Huxley roman boyunca zaman zaman “Vahşi Ayrıbölge”de doğup büyümüş olan Vahşi’nin (asıl adıyla John) diliyle de bu dizelere gönderme yapıyor ve okurları olarak bizlere de bu dizelerin ne kadar önem arz ettiğini anlatmış oluyor. John’un Shakespeare’a olan hayranlığı aslında annesi Linda’nın sevgilisi Pope’un ona “William Shakespeare’in Tüm Eserleri” adlı eski ve sayfaları buruşuk bir kitabı getirmesiyle başlıyor. Bir şeyler okuyup öğrenmeye oldukça meraklı olan John da bu kitapta gördüğü dizeleri teker teker hafızasına kazıyor ve yaşadığı olaylar ve çevresinde gördüğü kişilerle Shakespeare’in eserlerindeki karakterler ve olaylar arasında benzerlik kuruyor. Aldous Huxley’in romanında bu göndermelere yer vermesi de benim çok hoşuma giden noktalardan birisi oldu doğrusu.
     Aslında benim Aldous Huxley’le tanışıklığım ilk romanı olan “Crome Yellow”u okumamla başladı. O kitabı da çok sevmiştim fakat biraz daha geliştirilmesi gereken şeyler olabilir diye düşünmüştüm. “Cesur Yeni Dünya” yı okumamla Huxley’in aradan geçen o 11 yıllık sürede kendini ne kadar geliştirdiğini de kendi gözlerimle görmüş oldum ve bu başarısı beni ona hayran bıraktı. 1932’de böyle bir öngörüyle böylesine etkileyici bir kurgu yaratmış olması takdire şayan gerçekten.
     “Cesur Yeni Dünya” romanı postmodernist bir yazar olan Margaret Atwood’un sunuşuyla başlıyor, Aldous Huxley’in önsözüyle devam ediyor ve David Bradshaw’ın sonsözüyle sona eriyor. Bu kısımlara yer verilmesi kitabı daha da anlaşılır hale getirdi benim açımdan ve yazarın biz okurlara aktarmaya çalıştığı o derin mesajı ve kitabın yazılış sürecini daha detaylı bir şekilde öğrenmiş oldum. Fakat size tavsiyem kitabı tamamen bitirdikten sonra bir kez daha sunuş ve önsöz kısımlarını okumanız çünkü ilk başlarda kitapla ilgili çok bilgimiz olmadığı için o zaman atladığımız önemli bilgileri, kitabı bitirdikten sonra daha iyi anlayabilir ve kitabın geneliyle bir bütün oluşturabiliriz diye düşünüyorum.
     Margaret Atwood’un sunuşunda da yer verildiği üzere 20.yüzyılın iki önemli distopik romanları “Cesur Yeni Dünya” ve George Orwell’in “1984” adlı kitabı. George Orwell “1984”ü yazarken “Cesur Yeni Dünya”dan ilham almış aslında ve karanlık bir senaryo yaratmış gelecek hakkında. Her iki kitabı okuduğumuzda “1984” bize zihinlerin kontrol altına alınması, işkenceler ve insanların devamlı izleniyor olması nedeniyle daha kabus dolu bir dünya gibi görünebilir “Cesur Yeni Dünya”dan. Fakat “Cesur Yeni Dünya”daki o iyimser, herkesin mutlu olduğu dünya korkaklık üzerine kurulu bir dünyadan başka bir şey değil aslında. İnsanların hasta olmamak, ruhsal ve bedensel acı çekmemek, yaşlanmamak için başvurduğu yollar gerçeklikle yüzleşemediklerini gösteriyor biz okurlara. İnsanların şişelenerek üretimi ve bu yüzden doğurmanın ve anneliğin müstehcen bir kavram olarak kabul edilmesi, Pavlovcu şartlandırma yöntemiyle bebeklerin kitaplara ve çiçeklere nefret besleyerek büyümelerinin sağlanması, herhangi bir kaos veya tartışma ortamı oluşması ihtimaline karşı insanların hipnopedya yöntemiyle aynı görüşleri benimsemesinin sağlanması, herkesin herkes için olması, istikrarı sağlamak ve insanları tüketime teşvik etmek için “Atıp kurtulmak onarmaktan iyidir” gibi bazı felsefelerin benimsenmesi, nasıl ütopik bir dünya yaratmak isterken distopik bir dünyaya dönüşüldüğünün apaçık örneklerinden. Kitapta ayrıca insanlar, şişeleme aşamasındaki işlemlere bağlı olarak Alfa, Epsilon, Delta gibi sınıflara ayrılıp kendi sınıflarının sınırları içerisinde yaşamlarını sürdürüyorlar ve her biri farklı görevlere sahip. Her bir sınıftaki bireyler başka bir sınıfa ait olmadığı için kendilerini şanslı sayıyorlar çünkü her birine hipnopedya yöntemiyle o sınıfta olmalarının önemi anlatılıyor, yani hepsi bulundukları konuma şartlandırılıyorlar. Böylece herkes mutlu bir yaşam sürmüş oluyor ve kargaşa ortamından uzak duruluyor. Tabletler halinde kullandıkları “soma” isimli uyuşturucuya benzer madde ise endişe veren veya morallerini bozan olaylarla karşı karşıya kaldıklarında onları gerçek dünyadan uzaklaştırıyor ve mutsuzlukla mücadele etmek zorunda kalmıyorlar.
     Tabi ki bahsetmeden geçemeyeceğim, kitaptaki karakterlerin Ford’umuz olarak nitelendirdiği, Aldous Huxley’in ilham kaynağı Henry Ford. Henry Ford 1863-1947 yılları arasında yaşamış çok başarılı bir Amerikan araba üreticisi ve 1908’de yaptığı T modeli ile dünya çapında tanınır hale geliyor. Bir devrim niteliğinde kabul edilen seri band üretimin ilk defa bu dönemde kullanılması ve “Cesur Yeni Dünya”daki üretim tarzının da bu tarz üretim olması nedeniyle Aldous Huxley Henry Ford’u o dünyanın Tanrısı olarak kabul etmiş ve bu yeni dünyayı F.S.(Ford’tan sonra) olarak kabul etmiştir. Hristiyanlığın haç işareti yerini “Cesur Yeni Dünya”da T işaretine bırakmış ve bu işaret önemli bir sembol haline gelmiştir.
     Kitapta beni etkileyen diğer en önemli noktalardan birisi de kitabın sonlarına doğru Mustafa Mond ile John arasında geçen diyaloglar. Uygar yaşam hakkındaki çoğu bilgiyi edindiğimiz, dünyadaki 10 denetçiden birisi olan Mustafa Mond’un John’la diyaloglarında sanat ve edebiyattan kopulduğunu, bilimin tehlike unsuru olarak görüldüğünü, eski kitapların kasada kilitli bir şekilde bulunmasından ve yeni kitapların raflarda yer almasından anlayacağımız üzere yeninin her zaman ön plana konulduğunu apaçık görüyoruz. Teknolojinin böylesine geliştiği ve neredeyse mükemmele ulaşılan bu uygar toplumun böyle düşünceleri benimsemiş olmaları kendi içlerinde çeliştiklerini gösteriyor bana göre.
     “Cesur Yeni Dünya” gerek edebi dili ve akıcılığı, gerekse içeriği bakımından beni çok etkileyen ve hayrete düşüren bir kitap oldu. Hatta bazı noktalarda, abartmıyorum, ağzım açık okurken fark ettim kendimi. Kitabı da genel hatlarıyla sizlere tanıtmaya çalıştım fakat daha bahsetmediğim o kadar çok nokta var ki… İşte bu noktada da sizler devreye giriyorsunuz. Hadi alın elinize ve okuyun bu muhteşem kitabı ve atın kendinizi “Cesur Yeni Dünya”nın aydınlık gibi görünen karanlık dünyasına. Bırakın kitabın her bir satırı adım adım sizi sürüklesin bu karanlığa doğru…

”Her şeyin ulaşılabilir olduğu bir dünya
da hiçbir şeyin anlamı yoktur.”

Yazar:

Sadece kitaplar üzerine... | METU FLE

Aldous Huxley-Cesur Yeni Dünya” için 3 yorum

  1. Kitaptan içime işleyen -neredeyse- her pasajı buraya taşımışsın, o yüzden severek okudum yazını. Müthiş bir kitaptı, çok etkilenmiştim. Ve dediğin gibi, önsöz ile son sözlerin epey etkili olduğunu, Huxley’in manevralarını, fikirlerini anlamak için ipucu verdiğini söyleyebilirim ben de. (Şubat ayında çıkacak bir dergi haberinde, en sevdiğim kitapları sordular. Biri buydu:)
    Bir bilgi de ben ekleyeyim: Brave New World; Shakespeare devrinde kullanılırken “brave” kelimesi “güzel” anlamına geliyormuş. Güzel Yeni Dünya…Yalnız sonraları “cesur” olarak kullanılmaya başlanmış ve kitabın bizdeki adı da haliyle “Cesur Yeni Dünya” olmuş..

    Liked by 1 kişi

    1. Yorumunuz için çok teşekkürler, bu bilgiye daha sonraları detaylı okuma yaparken ulaştım ben de fakat eklemeyi unutmuşum sizin yorumunuz sayesinde başka okuyanlar da görmüş olur hem teşekkürler 🙂

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s